0 530 691 22 44

Sosyal Medyada Biz}

Ticari Davalarda Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk

Ticari Davalarda Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk

19.01.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve  yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20. maddesi gereğince bir kısım ticari davalarda dava şartı olarak artık zorunlu arabuluculuk getirilmiştir.

TİCARİ DAVALAR HANGİLERİDİR ?

19.01.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20.maddesi gereğince bir bölüm ticari davalarda dava koşulu olarak arabuluculuk getirilmiştir. Buna göre: hususu bir oran paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat istekleri, dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat dilmesini dava koşulu olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmamda ticari davaların neler olduğunu ayrıntıya girmeden başlıklar durumunda kategorilere ayırarak kolay bir şablon çıkartmaya çalıştım. 01.01.2019 tarihinden ardından açılacak davalarda arabuluculuk hususuna ilgi edilmesi ehemmiyet arzetmektedir.

Ticari Dava Çeşitleri

Ticari davalar kendi arasında mutlak ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bunlar, tarafların sıfatına bakmadan işin mahiyeti gereği bir davanın ticari sayılması (mutlak ticari dava) ve tarafların sıfatına (tacir olmak) ve işin mahiyetine bakmak suretiyle davanın ticari dava sayılması (nispi ticari dava) şeklinde belirtilebilir.

1- Mutlak Ticari Davalar

Türk Ticaret Kanunu’nda veya özel kanunlarda ticari dava oldukları açıkça düzenlenen veya ticaret mahkemelerinde görülecekleri açıkça belirtilen davalar mutlak ticari davalardır. Mutlak ticari davalarda, tarafların sıfatına ve işin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaz. Bu davalarda önemli olan kanun tarafından ticari dava addedilmektir.
a-) Türk Ticaret Kanunu Hükümleri Gereğince Mutlak Ticari Davalar
aa) Ticaret Kanunu’nda Düzenlenen Hususlardan Kaynaklanan Davalar
Türk Ticaret Kanunu m.4’te mutlak ticari davalar belirtilmiştir. Buna göre, TTK’da düzenlenen hususlar mutlak ticari dava sayılmaktadır. Bir hususun TTK’da düzenlenmesi, o husustan doğan davanın mutlak ticari dava olması için yeterlidir. Ayrıca tarafların tacir olup olmadıklarına, uyuşmazlığın bir ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaz. Örneğin, kıymetli evraka veya çatmaya ilişkin davalar, düzenleyenlerin tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK’da düzenlendiği için mutlak ticari dava sayılır.
bb) Medeni Kanun’dan Doğan Davalar
Medeni Kanun’un rehin mukabilinde ödünç verme işi ile meşgul olanlar hakkındaki 962 ve 969. maddeleri arasındaki hükümlerden doğan davalardır. Bu kapsamda bankalar ödünç verip, bunu geri tahsis ederken yaptıkları ticari işler ticari dava sayılır ve ticaret mahkemesinde görülür. Bu tür uyuşmazlıkların mutlak ticari dava olarak kabul edilmesinin sebebi ise rehin karşılığında ödünç para vermenin, esas itibariyle esnaf faaliyetinin üzerinde, bir ticari işletme çerçevesinde yürütülmesi ve rehin karşılığı ödünç ilişkisine ilişkin sorunların çözümünün uzmanlık gerektirmesidir.
cc) Türk Borçlar Kanunu’ndan Doğan Davalar
Aşağıdaki maddelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları da ticari dava sayılır ve ticaret mahkemesinin iş sahasına girerler. Bunlar;
aaa) 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddeleri.
bbb) Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddeleri.
ccc) Yayın sözleşmesine dair 487 ile 501. maddeleri
ddd) Kredi mektubu ve Kredi emrini düzenleyen 515 ile 519. maddeleri
eee) Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ile 545. maddeleri
fff) Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüşbulunan 547 ile 554. maddeleri
ggg) Havale hakkındaki 555 ile 560. maddeleri
hhh) Saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ile 580. maddeleri
dd) Fikri Mülkiyet Hukukuna Dair Mevzuattan Doğan Davalar
Markalar Kanunu ile ilgili davalar; lisans yahut ihtira (bulus) beratı, patent ve telif haklarından doğan davalar ticari davalardır ve ticaret mahkemeledinde görülür.
ee) Ticarete Mahsus Yerlere İlişkin Özel Hükümlerden Doğan Davalar
Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere iliskin özel hükümlerde belirtilen davalar da ticari dava olup ticaret mahkemelerinin işsahasina girerler.
ff) Bankalar ve Ödünç Para Verme İşlerinden Doğan Davalar
Bunlardan doğan hukuk davaları da ticari davadır ve ticaret mahkemesinde görülür.
b-) Özel Kanun Hükümleri Gereğince Mutlak Ticari Davalar
TTK’da sayılan yukarıdaki hususlar dışında diğer bazı kanunlarda da da mutlak ticari davalar yer edinmiştir. Diğer kanunlarda yer edinen mutlak ticari davalar şunlardır:
aa- İflas Davaları
İflas davaları İcra ve iflas Kanunu ́ndaki özel hüküm sebebiyle (İİK md. 154/3) ticaret mahkemesinde görülen mutlak ticari davalardır.
bb- Kooperatifler Kanunundan Doğan Davalar
Kooperatifler Kanunu m.99 ́dan doğan davalar mutlak ticari davalardır.
cc- Finansal Kiralama Kanunu
Finansal Kiralama Kanunu m.31 hükümleri de özel olarak mutlak ticari davaları düzenlemektedir.
dd. Ticari İşletme Rehnine İlişkin Davalar (T.İ.R.K. md.22)
ee. Konkordato davaları.
ff. Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’nda Sayılan Davalar (md.30, 34)

2- Nispi Ticari Davalar

Mutlak ticari davaların aksine, bir davanın nispi ticari dava olabilmesi için bazışartların birlikte mevcut olması gerekir. Kanunun ifadesi ile; iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır.
Davanın her iki tarafının da tacir olması gerekir. Bunu kanundaki ibareden çıkartmaktayız. Zira her iki tarafın ticari işletmesinden bahsedilmektedir. Ticari işletme sahiplerine tacir denildiğinden, bir davanın ticari olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerekir.
Hemen belirtelim ki, TTK. md. 19/II’ deki yayma kriteriyle ticarilik vasfının karşı tarafa da aksettirilmiş olması halinde, ortada her iki taraf için de ticari iş söz konusu olmasına rağmen, söz konusu ticari iş ticari dava değildir.
Kanuna göre, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Burada ifade edilen işin ticari iş olması onu ticari dava yapmaz.
Ticari dava olabilmesi için, ayrıca bu işin taraflarının her ikisinin de tacir olması ve işin ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Yani her ticari iş, şartlarını taşımıyorsa ticari dava sayılmaz.
Taraflarının her ikisinin tacir olması ve (aralarındaki davanın) hukuk davası niteliğinde olması, bir hususu ticari dava konusu etmek için yeterli değildiR. Ayrıca o hususun, tarafların her ikisinin de ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.
Her iki taraf tacir olan bir husus taraflardan yalnız birisinin ticari işletmesiyle ilgili olursa yine ticari davaya vücut vermez. Zira kanun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir hususun varlığını aramaktadır. Bu şartları taşıyan bir husus var ise, bu husustan doğan davalar nispi ticari dava sayılırlar.
Bu genel kural yanında TTK. md. 4/I (son cümle) ’de, “herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” denilerek, sadece bir ticari işletmeyle ilgili olan bu davalar da ticari dava sayılmıştır.
Bu durumlarda, davanın ticari niteliğinin kabul edilmesi için, davanın sadece bir ticari işletmeyle ilgili olması yeterli olup, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması aranmaz .
Ticari dava sayılma konusunda, bir davanın nispi ticari dava olması için gereken şartların varlığı hususu, sadece sözleşme ilişkisinden doğan davalara özgü değildir. Haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da iki taraf tacir ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla bu ihtilaflar da ticari dava sayılır ve ticaret mahkemelerinde görülür.

Bir önceki yazımız olan Ölümlü Trafik Kazası Destekten Yoksun Kalma Tazminatı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

26 Aralık 2018
76 kez görüntülendi

Kimler Ne Yorum Yapmış ?

avatar
  Abone ol  
Bildir

İletişim